KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/25634 E., 2014/25950 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Elazığ 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 10.07.2014
- Numarası
- Esas no:2014/397 Karar no:2014/487
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı (kadın) tarafından, kocanın davası, kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar, nafakaların miktarı, kişisel ilişki ve vekalet ücreti yönünden, davalı-karşı davacı (koca) tarafından ise kadının davası, kusur belirlemesi, nafakalar, velayet ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-karşı davalı (kadın)’ın dava dilekçesinde nafakalara gelecek yıllara göre artış talebi olup, bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkemece verilen ilk hüküm, davalı-karşı davacı (koca)’nın da boşanma davasının kabulü gerektiği yönünde bozulmuş, kadının boşanma davası ve fer’ileri yönünden temyiz incelemesi yapılmamıştır. Bu durumda, boşanmanın fer'i niteliğinde bulunan velayet ve kişisel ilişkiye yönelik düzenlemeler kesinleşmemiş olup, mahkemece bu yönlere ilişkin yeniden hüküm kurulması gerekirken, bu yönlerin kesinleştiğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
4-Davacı-karşı davalı (kadın)’ın boşanma davası kabul edildiğine göre, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı-karşı davalı (kadın) lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, bu yönün gözetilmemesi de doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/25634, K. 2014/25950, 18 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama