KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/26027 E., 2014/26341 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Kemer 1. Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi
- Tarihi
- 18.07.2013
- Numarası
- Esas no:2012/744 Karar no:2013/644
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı (kadın) tarafından, tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalıdan kaynaklanan, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde maddi bir eylem ispat edilmemiş olup, davacının manevi tazminat talebinin reddedilmesinin bu sebeple sonucu bakımından doğru olmasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davacı, davalıya "borçlarını kapatması için" 4.000 TL. borç verdiğini, davalının bu parayı iade etmediğini ileri sürerek bu miktarı maddi tazminat olarak talep etmiştir. Bu istek, boşanmanın eki niteliğinde olmayıp, ondan bağımsız, ödünç ilişkisinden kaynaklanan ödünç olarak alınan paranın iadesine ilişkin bir taleptir. Davacı, aynı davalıya karşı, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir.
Bunun için birlikte dava edilen taleplerin tamamının aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve taleplerin tümü bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması şarttır (HMK. m. 110). Davacının bağımsız nitelikteki bu talebi esas itibariyle nispi peşin harca tabi ise de, davacının adli yardım talebi kabul edildiğine göre, bu karar, davacıya harç yatırmaktan da geçici olarak muhafiyet sağlar (HMK. m. 335/1).
Dolayısıyla, bu talep bakımından nispi karar ve ilam harcının peşin bölümünü yatırmasına lüzum yoktur. Borçlar hukukunun "ödünç" ilişkisinden kaynaklanan bu talep bakımından görev hususu nazara alınarak tefrik kararı verilerek ayrı bir esasa kaydedilip, bu talebe ilişkin davaya aile mahkemesi sıfatı olmaksızın asliye hukuk mahkemesi olarak devam edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/26027, K. 2014/26341, 22 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama