KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/26563 E., 2015/12310 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, dava dilekçesinde “davalı ile dört yıldır ayrı yaşadıklarını, dört seneden bu yana hiç bir araya gelmediklerini, davalının bir başkasıyla imam nikahlı olarak yaşadığını” ileri sürmüş, süresi içinde verdiği 17.01.2012 tarihli delil listesinde de “davalı tarafından 17.04.2007 tarihinde açılan bir boşanma davasının varlığına” değinmiş, bu davaya ilişkin dava dilekçesinin örneğini de sunmuştur. Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir (HMK.md.33).
Hakim, tarafların bildirdikleri vakıalarla bağlı olup, onların belirledikleri hukuki vasıflandırma ile bağlı değildir.
Davacı, dava dilekçesinde “davalı ile dört yıldır ayrı yaşadıklarını, dört yıldan bu yana hiç bir araya gelmediklerini” bildirdiğine ve delil listesinde de davalı tarafından 2007 yılında açılmış bir boşanma davasının varlığına değindiğine göre, davada, Türk Medeni Kanununun 166/4. maddesinde yer alan “evlilik birliğin temelinden sarsılmış sayılacağına” ilişkin yasal karineye de dayanıldığı kabul edilmelidir.
Bu durumda, ön inceleme duruşmasında, davacının delil listesinde varlığına değindiği davalı tarafından 17.04.2007 tarihinde açılan boşanma davasıyla ilgili açıklamada bulunması için, davacıya Hukuk Muhakemeleri Kanununun 140/5. maddesi gereğince kesin süre verilmesi, verilen kesin süre içinde bu hususun yerine getirilmemesi halinde, o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı konusunda uyarılması; önceki boşanma davasının mahkemesi ve numarasının bildirilmesi halinde, sözü edilen dosyanın getirtilmesi ve bu halde delillerin Türk Medeni Kanununun 166/4. maddesi çerçevesinde değerlendirilerek, hasıl olacak neticesine göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan yönler üzerinde durulmadan ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 140/5. maddesinde gösterilen yönde bir işlem yapılmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/26563, K. 2015/12310, 10 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama