KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/26928 E., 2015/14400 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı kadın dava dilekçesinde eşinin adresini bildirmiştir. Davalıya dava dilekçesi, gösterilen adresin “mernis” adresi olduğu tebliğ zarfı üzerinde belirtilmek suretiyle, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre 17.12.2013 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edilmiştir. Bu şekilde yapılan tebligat usulsüzdür. Ön inceleme ve tahkikat duruşma gününün tebliğine dair yapılan tebligatlar da aynı usulle yapılmıştır. 27.08.2014 tarihinde, tahkikat aşamasında davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış ise de bu tebligatta dava dilekçesinin davalıya gönderilip gönderilmediği de belli değildir.
Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır (Teb.K.m.10/1). Adres kayıt sisteminde bulunan adresin bilinen en son adres olarak kabul edilebilmesi için bilinen en son adrese tebligat yapılamamış olması veya bu adresin tebliğe elverişli olmaması halinde mümkündür.
Bilinen en son adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmadan veya bu adreste tebligat yapılamadığı görülmeden doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebligatın yapılması; yapılan tebligatı usulsüz kılar (Teb. K. m.10/2). Kaldı ki 22.01.2014 tarihli ekonomik ve sosyal durum araştırılması tutanağında da davalı erkeğin bu adreste oturmadığı, tanıyanın olmadığı belirtilmiştir.
Bu bakımdan dava dilekçesinin, tebligat zarfında mernis adresi olduğu belirtilmeksizin davalının adresine tebliğ için gönderilmesi, şayet tebligatın yapılamaması halinde Tebligat Kanununun 10/2. maddesi uyarınca sistemdeki adresin bilinen son adres olduğu kabul edilerek buna göre tebligatın çıkarılması, bu şekilde davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, dava dilekçesi, ön inceleme ve tahkikat duruşma günlerinin tebliğinin usulsüz şekilde yapılıp hüküm kurulması hukuki dinlenilme hakkını (HMK m. 27) zedeleyen önemli bir usul hatası olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/26928, K. 2015/14400, 3 Temmuz 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama