KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/27112 E., 2015/12330 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı (...) tarafından diğer tarafın boşanma davası, koca lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat, ziynetlerle ilgili talebi hakkında verilen hüküm, kendi tazminat ve nafaka talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı(nın) ziynetlere ilişkin talebinin kabulü gerektiği yönündeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
a)Mahkemece, " davalı-karşı davacı ağır kusurlu" bulunarak diğer tarafın boşanma davasının kabulüne karar verilmiş ise de, davalı-karşı davacı kadından kaynaklanan evlilik birliğini temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizlik ispatlanamamıştır. Dinlenen davacı-karşı davalı tanıklarının beyanları boşanma kararı verilmesine yeterli değildir. Bu durumda koca tarafından açılan boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile kabulü doğru bulunmamıştır.
b)Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK md. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK md.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı-karşı davacı (kadın) yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/27112, K. 2015/12330, 10 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama