İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2014/27311 K.2015/7646

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2014/27311Karar2015/7646Tarih16 Nisan 2015Okuma4 dk · 790 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2014/27311 E., 2015/7646 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Nisan 2015
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Dava türü
Velayetin Değiştirilmesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

790 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 123.60 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.16.04.2015(Prş.)

KARŞI OY YAZISI

Davacı anne, velayetin değiştirilmesi davası açmış, müşterek çocuk Nehir'in babada olan velayetinin kendisine verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, dava kabul edilerek, müşterek çocuk Nehir'in babada olan velayetinin anneye verilmesine karar verilmiş, Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından karar onanmış, hüküm baba tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar, ... Aile Mahkemesinin 21.12.2012 gün ve 2012/289 Esas, 2012/860 Karar sayılı ilamı ile TMK. nun 166/3 maddesi uyarınca boşanmışlar, taraflarca imzalanmış bulunan 10.04.2012 tarihli boşanma protokolü uyarınca müşterek çocuk Nehir'in velayeti babaya bırakılmış, mahkemece protokolün tasdikine karar verilmiş, boşanma hükmü 30.05.2013 tarihinde kesinleşmiştir.

İşbu velayetin değiştirilmesi davası ise 15.07.2013 tarihinde, boşanma hükmünün kesinleşmesi tarihinden bir buçuk ay sonra açılmıştır.

Mahkeme, "müşterek çocuğun annesinin yanında kalmasına engel teşkil edecek bedeni, fikri ve ahlaki gelişmesini olumsuz etkileyecek herhangi durum da tespit edilmemesi dikkate alındığında, müşterek çocuğun psiko-sosyal gelişimi açısından velayetin değiştirilmesini gerektirir koşulların oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla TMK.nun 183, 348 ve 349. maddeleri uyarınca velayetin değiştirilmesine" karar vermiştir.

Mahkeme, hem velayetin değiştirilmesini gerektirir koşulların mevcut olmadığı kanaatine varmış, hem de velayeti değiştirmek suretiyle kendi içinde çelişki yaratmıştır.

Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere; davacının, mahkemece tespit edilen şahsi ilişki kurulması günlerinde müşterek çocukla sürekli olarak herhangi bir sorunla karşılaşmadan görüştüğü, davacı annenin halen anne-baba ve kardeşi ile birlikte yaşadığı, muhasebeci olup aylık gelirinin 1.600,00-TL olduğu, davalının ise anne- babası ile aynı binada ayrı dairelerde oturdukları, davalının müşterek çocukla birlikte yaşadığı, muhasebeci olup aylık gelirin 1.700,00-TL olduğu, aynı binada oturan ablasının müşterek çocuğa bakıcılık yaptığı ve bunun karşılığında düzenli ücret aldığı, müşterek çocukla davalı babası ve halası ve yan binada oturan dede-babaannesi ile olan paylaşımlarında bir sorun yaşamadığı, derslerinin de iyi olduğu anlaşılmaktadır.

Müşterek çocuk 13.05.2005 doğumlu olup, 19.06.2014 tarihli duruşmada dinlenilmiştir. Görüşüne başvurulduğu tarihte henüz idrak çağında olmadığı gibi, " anne- babasından bir beklentisi olmadığını, ne isterse yaptıklarını, kendini dinlediklerini, annesinden de babasından da memnun olduğunu, büyüdüğü için annesi ile kalmasının daha iyi olacağını" beyan etmiştir.

Mahkeme uzmanları tarafından düzenlenen raporda "çocuğun uzun süredir babanın yanında kaldığı, burada bir düzeninin olduğu, kendisini mutlu hissettiği, babayla iyi ilişkisinin olduğu, babanın görevlerini yerine getirdiği ve mevcut durumun devamının çocuğun gelişimini etkileyecek bir durum olmadığı düşünülmektedir" denilmiştir.

Taraflar özgür iradeleri ile çocuğun velayeti hususunda anlaşmış, protokol düzenlemiş ve bu protokol mahkemece tasdik edilmiş, çocuğun velayeti babaya bırakılmış, hüküm 30.05.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Aradan henüz iki ay dahi geçmeden eldeki dava açılmıştır. TMK.nun 348, 349. maddeleri uyarınca velayetin değiştirilebilmesi için, "ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi, ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması, velâyete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi" koşullarından bir ya da bir kaçının gerçekleşmiş olması gerekmektedir.

Somut olayda; çocuğun velayeti annenin isteği ve tarafların anlaşması doğrultusunda babaya bırakılmış, aradan geçen bir buçuk aylık sürede çocuğun yaşadığı koşullarda olumsuz hiç bir değişiklik meydana gelmemiş, uzman görüşüne göre, "çocuğun uzun süredir babanın yanında kaldığı, burada bir düzeninin olduğu, kendisini mutlu hissettiği, babayla iyi ilişkisinin olduğu, babanın görevlerini yerine getirdiği ve mevcut durumun devamının çocuğun gelişimini etkileyecek bir durum olmadığı düşünülmektedir" denilmiş, müşterek çocuğun babasının yanında kalmasına engel teşkil edecek bedeni, fikri ve ahlaki gelişimini olumsuz etkileyecek herhangi durum da tespit edilmemesi dikkate alındığında, velayetin değiştirilmesini gerektirir koşulların oluşmadığı anlaşılmıştır.

Öte yandan davacı anne de, davalı baba da çalışmaktadır. Gelir düzeyleri de birbirine yakındır. Çocuğa hala bakmakta ve düzenli olarak ücretini de almaktadır. Davacı anne de çalıştığına ve kendi anne-babası ve kardeşi ile yaşadığına göre, çocuğa davacının anne-babası bakacak ya da bakıcı temin edilecektir. Salt henüz idrak çağında dahi olmayan çocuğun "annesi ile kalmasının daha iyi olacağını düşündüğünü" beyan etmesi ve uzman raporunun baba ile ilgili görüşüne değer verilmeden, sadece anne ile ilgili görüşü esas alınıp velayet değişikliğine gidilmesi kanunun ruhuna da sözüne de aykırıdır.

Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz" denilmektedir. Protokol ile çocuğun velayetini babaya verip, aradan bir buçuk ay geçtikten sonra velayet değişikliğini haklı kılacak hiç bir neden yokken işbu davanın açılması açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir ve hukuk düzenince korunamaz.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmek üzere mahkeme kararının bozulmasını düşündüğümden, sayın çoğunluğun onama kararına iştirak edemiyorum.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/27311, K. 2015/7646, 16 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/27311
Karar No
2015/7646
Tarih
16 Nisan 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/27311 K.2015/13369
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2014/27311 K.2015/8667
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2014/27312 K.2015/8646
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/27313 K.2015/12731
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2014/27313 K.2015/8649
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2014/27314 K.2015/8648

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.