KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/3131 E., 2014/13722 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Manisa 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 02.12.2013
- Numarası
- Esas no:2011/421 Karar no:2013/790
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından, kocanın kabul edilen davası, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakasının miktarı ve reddedilen tazminatlar yönünden; davalı-davacı (koca) tarafından ise kusur belirlemesi ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında ve boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların "eşit kusurlu" oldukları belirtilerek davaları kabul edilip boşanmalarına karar verilmiş ise de, mahkemenin de kabulünde olduğu gibi evlilik birliğinden kaynaklanan görevlerini yerine getirmeyen, cinsel birliktelikten kaçınan ve evlilik birliğinin devamı yönünden çaba göstermeyen kadının yanında, eşine birden çok şiddet uygulayan, eşini tehdit eden, evlilik birliğinden kaynaklanan görevlerini yerine getirmeyen, sık sık evi terk ederek birlikte yaşamaktan kaçınan davalı-davacı (koca)'nın,
kadına göre daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Ne var ki, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı (kadın)'ın da kusurlu olması sebebiyle davalı-davacı (koca)'nın davası yönünden Türk Medeni Kanununun 166/2. Maddesi koşulları da gerçekleşmiştir.
Bu sebeple boşanma kararının kusura ilişkin gerekçesinin düzeltilmesi suretiyle onanması yönüne gidilmiş ve davalı-davacı (koca)'nın tüm, davacı-davalı (kadın)'ın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
2-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür.
Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 TBK.md.50 ve 52 ) dikkate alınarak davacı-davalı (kadın) yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
3-Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-davalı (kadın)'ın ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 TBK. md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak davacı-davalı (kadın) yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/3131, K. 2014/13722, 18 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama