KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/3505 E., 2014/15929 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2014
- Mahkemesi
- Karşıyaka 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 30.10.2013
- Numarası
- Esas no:2012/145 Karar no:2013/789
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından, kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, iştirak nafakasının miktarı ve çocuk lehine tedbir nafakasına hükmedilmemesi yönünden; davalı-davacı (kadın) tarafından ise kocanın kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, velayet, iştirak nafakası, kişisel ilişki ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı-davacı (kadın) 07.03.2012 tarihli cevap ve karşı dava dilekçesi ile tanıklarını bildirmiş, 25.04.2012 tarihli ikinci cevap dilekçesi ile de daha önce bildirdiği tanıklar yanında üç tanık daha bildirmiştir. Mahkemece 12.12.2012 tarihli tahkikat duruşmasında "Hukuk Muhakemeleri Kanununun 240. maddesi uyarınca ikinci tanık listesinde bildirilen tanıklar Aysun, Kıymet ve Aylin'in dinlenmesi talebinin reddine" karar verilmiştir.
Ne var ki, ön inceleme duruşması yapılmadan, tarafların üzerinden anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar belirlenmeden, taraflardan tanıklarının isim ve adreslerini göstermeleri de beklenemeyeceğine göre davalı-davacı (kadın)'ın karşı davasında cevaba cevap dilekçesi ile bildirdiği tanıkların ikinci tanık listesi olarak kabulü mümkün değildir.
Kaldı ki; davalı-davacı (kadın)'ın 07.03.2012 tarihli dilekçesi ile bildirdiği tanıklar, davacının davasına karşı savunma amacıyla bildirilen tanıklar olup, 25.04.2012 tarihli dilekçeyle bildirdiği tanıklar ise karşı davasının ispatı için bildirilmiştir.
O halde, davalı-davacı (kadın)'ın 25.04.2012 tarihli cevaba cevap dilekçesi ile bildirdiği tanıkların da Hukuk Muhakemeleri Kanununun 243 ve devamı maddeleri uyarınca dinlenerek tüm delillerle birlikte değerlendirilip gerçekleşecek sonucu uyarınca her iki tarafın davası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davalı-davacı (kadın)'ın bu üç tanığı dinlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
ONUÇ
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/3505, K. 2014/15929, 9 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama