KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/3795 E., 2014/5715 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2014
- Mahkemesi
- Nallıhan Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 26.09.2013
- Numarası
- Esas no:2012/84 Karar no:2013/106
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı tarafından; tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olması yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde de olması gerekir. (TMK.m. 174/2) Mahkemece boşanma sebebi olarak kabul edilen olaylar bu nitelikte değildir. Davacı-davalı kocadan kaynaklanan kadının kişilik haklarına saldırı sayılabilecek kusurlu davranış kanıtlanamamış, Türk Medeni Kanununun 174/2.maddesi koşulları davalı-davacı kadın lehine gerçekleşmemiştir. Bu durumda davalı-davacı kadının manevi tazminat talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü doğru olmamıştır. Ancak, hükmün bu bölümü koca tarafından temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
2-Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;
a-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre ve özellikle asıl dava 27.07.2010, karşı dava ise 25.10.2010 tarihinde açıldığı halde, karar başlığına dava tarihi olarak 26.07.2012 yazılmasının maddi hataya dayalı olup, yerinde düzeltilmesinin mümkün bulunmasına ve davalı-davacı kadın lehine hükmolunan nafakanın, ilk dava tarihinden boşanmanın kesinleştiği tarihe kadar tedbir, boşanmanın kesinleşmesinden sonra ise yoksulluk nafakası olarak hüküm altına alındığının anlaşılmasına göre davalı-davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine paranın alım gücüne , ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran davalı-davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
c-Davalı-davacı kadının maddi tazminata faiz istemi de bulunmaktadır. Bu istem yönünden olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması da isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/3795, K. 2014/5715, 13 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama