KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/3885 E., 2014/5336 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2014
- Mahkemesi
- Bakırköy 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 18.12.2012
- Numarası
- Esas No:2009/1063 Karar No:2012/1022
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" davası ile davacı tarafından davalıya karşı bağımsız olarak açılan "nafakanın kaldırılması" ve davalı tarafından davacıya karşı bağımsız olarak açılan "nafakanın artırılması" davasının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı koca tarafından kusur belirlemesi, maddi tazminat, nafakaların miktarı ile bağımsız olarak açılıp boşanma davası ile birleştirilen her iki nafaka davası yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kocanın kabul edilen boşanma davası ile tazminatlar yönünden temyiz edilerek;
temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 21.01.2014 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı A.. Ö.. ile vekili Av. Ö. T.. ve karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı S.. Ö.. vekili Av. N. B.. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden; retle sonuçlanan ilk davayı açan kocanın ayrılık döneminde sadakatsiz davranışlar içerisine girdiği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-karşı davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 TBK. md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak davalı-karşı davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
3-Davalı- karşı davacı kadının kendisi ve müşterek çocuk için açmış olduğu tedbir nafakasının artırımı davası ile daha önceki nafaka kararı ile bağlanmış olan tedbir nafakalarının artırılması suretiyle hükmedilen miktarlar çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak kadın ve çocuk yararına daha uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
4-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı- karşı davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
5-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre velayet hakkı davalı- karşı davacı anneye verilen müşterek çocuk Elif'in ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası çoktur. Mahkemece Medeni Kanunun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
6-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine paranın alım gücüne , ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran davalı-karşı davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/3885, K. 2014/5336, 11 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama