KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/406 E., 2014/2235 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Küçükçekmece 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 03.12.2012
- Numarası
- Esas no:2012/475 Karar no:2012/931
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; dava konusu taşınmazın Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile davalı koca arasında akdedilen 19.10.2009 tarihli sözleşme uyarınca davalıya 120 ay vadeli olarak satıldığı, inşaatın tamamlanması akabinde zilyetliğinin davalı kocaya devredildiği anlaşılmaktadır. Taşınmazın taraflarca aile konutu olarak kullanıldığı hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Ne var ki dava dışı üçüncü kişi konumundaki idare ile davalı arasında akdedilen sözleşmenin 4. maddesinde dava konusu taşınmazın mülkiyetinin devri, ancak kat mülkiyetine geçilmesi ve alıcının taşınmaza ilişkin tüm borçlarını ödemiş olması şartına bağlanılmıştır. Dosya kapsamından dava konusu taşınmazın zilyetliğinin davalıya devrine rağmen sözleşme uyarınca öngörülen borçların tamamen ödenmemesi nedeniyle mülkiyetinin henüz davalıya devredilmediği sabittir.
Gerçekleşen bu durum karşısında halen dava dışı üçüncü kişi konumunda bulunan idare adına tapuya kayıtlı taşınmazın tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması doğru değildir. Davacının dava konusu taşınmazın tapu kaydına aile konutu şerhi konulması talebi aynı zamanda taşınmazın aile konutu olduğunun tespitini de kapsar niteliktedir.
Gerçekleşen bu durum karşısında mahkemece sadece taşınmazın aile konutu olduğunun tespiti ve durumun dava dışı idareye bildirilmesi yönünde karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/406, K. 2014/2235, 10 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama