KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/4925 E., 2014/15170 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2014
- Mahkemesi
- Kulu Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 05.11.2013
- Numarası
- Esas no:2012/162 Karar no:2013/556
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kusur belirlemesi, nafakanın miktarı ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı kadın tarafından açılan ve bu davaya dayanak teşkil eden ilk boşanma davasının feragat nedeni ile reddedildiği ve bu ret kararının 5.5.2009 tarihinde kesinleştiği ve tarafların bir daha biraraya gelmedikleri anlaşılmaktadır. Bu kez davacı koca, eldeki bu davayı Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı olarak "fiili ayrılık"' nedeni ile açmıştır.
Mahkeme, ilk davanın reddinden sonra tarafların 3 yıl süreyle biraraya gelmedikleri gerekçesi ile boşanma kararı vermiş ve tarafları eşit kusurlu olarak kabul etmiş ise de; feragat o tarihe kadar ki olayların affedildiğini en azından boşanma sebebi yapılmadığını gösterir. Feragatten sonra davacı kocadan kaynaklanan boşanmayı gerektirir bir hadisenin varlığı kanıtlanamadığına göre, feragat tarihinden önceki olaylar artık kocaya kusur olarak yüklenemeyecektir.
Toplanan delillerden; boşanmaya sebep olan olaylarda birlik görevlerini ihmal eden, başkası ile evleneceğini söyleyen kadın tamamen kusurludur. Gerçekleşen bu hukuki ve fiili durumun aksine boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur tespitine bağlı olarak davacı kocanın manevi tazminat (TMK.md.174/2) talebinin reddine karar verilmesi, isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/4925, K. 2014/15170, 2 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama