KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/5065 E., 2014/6740 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2014
- Mahkemesi
- Doğubayazıt Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 11.11.2013
- Numarası
- Esas no:2012/183 Karar no:2013/412
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-İlk hükümle, davacı için 1500 TL. maddi, 1500 TL. manevi tazminata, aylık 100 TL. irat şeklinde yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, velayetleri davacıya bırakılan müşterek çocukların her biri için de aylık 75'er TL. iştirak nafakası tayin edilmiştir.
Bu hüküm, davacı tarafından temyiz edilmemiş, davalının temyizi üzerine " yetki itirazının reddine ilişkin ara kararı davalıya tebliğ edilmeden, davalının yokluğunda hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu " gerekçesi ile usulden bozulmuştur. İlk hüküm davacı tarafından temyiz edilmemek suretiyle ilk hükümdeki tazminat miktarları ile yoksulluk ve iştirak nafakası miktarları bakımından davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur.
Bu usulü kazanılmış hak gözetilmeden bozmadan sonraki temyize konu hükümde bu defa davacı yararına 2000 TL. maddi, 2000 TL. manevi tazminata ve aylık 150 TL. yoksulluk nafakasına hükmedilmesi ve çocuklar için de aylık 100'er TL. iştirak nafakası tayin edilmesi aleyhe hüküm verme yasağına aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Boşanma kararıyla birlikte hüküm altına alınan boşanmanın fer'isi niteliğindeki maddi ve manevi tazminat, ancak boşanma hükmünün kesinleşmesiyle muaccel hale gelir. Muaccel hale gelmeden de tazminatlara faiz yürütülemez. Bu husus nazara alınmadan hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminata " dava tarihinden itibaren" yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/5065, K. 2014/6740, 24 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama