KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/5292 E., 2014/15943 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2014
- Mahkemesi
- Demirci Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 18.12.2013
- Numarası
- Esas no:2013/10 Karar no:2013/234
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır (6100 s. HMK md. 255). Akrabalık veya diğer yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Dosyada davacı tanığı müşterek çocuk Esra'nın, olmamışı olmuş gibi ifade ettiğini kabule yeterli delil ve olgu yoktur. O halde davalı (koca)'nın eşine fiziksel şiddet uyguladığına ilişkin ve olaylara çok yakın tanığın sözlerine değer verilerek boşanmaya karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK md. 186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK md. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK md. 169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı (kadın) ve müşterek çocuklar 2002 doğumlu Esra ve 2008 doğumlu Hüseyin yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/5292, K. 2014/15943, 9 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama