KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/7058 E., 2014/17988 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Gökçebey Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 27.09.2013
- Numarası
- Esas no: 2012/199 Karar no:2013/155
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece davalı koca tamamen kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı kocanın eşine fiziki şiddet uyguladığı, birlik görevlerini yerine getirmediği, davalı kadının da eşine hakaret ettiği, birlik görevlerini yerine getirmediği, barışmak amacıyla gelen eşi ve kayınvalidesine odun fırlatıp, hakaret ettiği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu hale göre, boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit derecede kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi koşulları gerçekleştiğine göre, davacı kadının boşanma talebinin kabulü sonucu itibarıyla doğru olup, davalı kocanın bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile boşanmaya ilişkin hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2-Boşanma nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi, tazminat talep edenin kusursuz veya daha az kusurlu olması koşuluna bağlıdır (TMK md 174/1-2). Yukarıdaki bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olan olaylarda taraflar eşit derecede kusurlu olduğu halde davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Velayeti davacı (anne)'ye verilen müşterek çocuk Buket ile davalı (baba) arasında her hafta kurulan kişisel ilişki annenin velayet görevini gereği gibi yerine getirmesine engel olacak ve eve bağımlı hale getirecek niteliktedir. Öte yandan, çocuk ile babası arasında, aynı yerleşim yerinde bulunmaları halinde babalık duygularını tatmine elverişli ve çocuk yönünden de baba sevgi ve şefkatini tadacak nitelikte ve yatılı olacak şekilde daha uygun süreli kişisel ilişki kurulması ve düzenlenen kişisel ilişkinin infazda duraksama yaratmayacak şekilde başlangıç ve bitiş saatlerinin ayrıntılı şekilde hükümde gösterilmesi gerekir. Bu yönler düşünülmeden, kişisel ilişkinin, yazılı şekilde düzenlenmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/7058, K. 2014/17988, 22 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama