KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/7158 E., 2014/19374 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Pazar Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 12.12.2013
- Numarası
- Esas no: 2012/502 Karar no:2013/604
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm,davacı-davalı (koca) tarafından, davalı-davacı (kadın)'ın kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası, velayet ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delilerden, davalı-davacı (kadın)’ın güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu ve bu davranışı nedeniyle çıkan son tartışmada, eşi ile birbirlerini ittirdikleri; davalı- davacı (koca)’nın ise evlilik birliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmediği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu duruma göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında, davalı- davacı (kadın)'ın davacı-davalı (koca)’ya oranla daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Ne var ki, davacı-davalı (koca) da boşanmayı talep ettiğine göre, kadının boşanma talebine karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, evlilik birliğinin devamında koca bakımından bir yarar kalmamış, kadının davası yönünden Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları gerçekleşmiştir.
Bu itibarla kadının davasının kabulü ile verilen boşanma kararı sonucu itibarıyla doğru olup, kocanın bu yöne ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile boşanmaya ilişkin kararın kusura ilişkin gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK. md. 438/son).
2-Yukarıda açıklanan kusur belirlemesine göre, ağır kusurlu davalı-davacı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/7158, K. 2014/19374, 13 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama