KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/7444 E., 2014/9258 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Milas 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 31.12.2013
- Numarası
- Esas no:2013/173 Karar no:2013/506
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar, kişisel ilişki ve iştirak nafakası miktarı yönünden; davalı-davacı (koca) tarafından ise kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre davacı-davalı (kadın)'ın tüm, davalı-davacı (koca)'nın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden; davacı-davalı kadının sigortalı olarak bir işte çalışmaya başladığı, davalı-davacı (koca) ile denk miktarda, sürekli ve yeterli gelirinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşullarının oluştuğundan söz edilemez. Açıklanan nedenle, yoksulluk nafakası isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Mahkemece, müşterek çocuk Egemen'in velayeti davacı-davalı anneye bırakılmış müşterek çocukla baba arasında “aynı şehirde oturmaları hali” ve “farklı şehirde oturmaları hali” için ayrı ayrı kişisel ilişki düzenlenmiştir. Annenin, velayetine bırakılan çocukla birlikte Milas'ta baba'nın ise Bodrum'da oturduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar mevcut duruma göre ayrı yaşıyor olmakla birlikte, günümüzdeki ulaşım olanaklarındaki kolaylık gözetildiğinde, kişisel ilişkiye dair düzenleme yapılırken, taraflar bu hususun dikkate alınmasını açıkça talep etmemişlerse, "ayrı şehir, aynı şehir ayrımına" gidilmesinin de önemi bulunmamaktadır.
Bu bakımdan, aynı şehir-ayrı şehir ayırımına gidilmeksizin babalık duygularını tatmine elverişli, çocuğun da baba sevgisi ve şefkatini tatmasına yeterli, daha uygun süreyle kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/7444, K. 2014/9258, 17 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama