KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/7535 E., 2014/9093 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Mersin 5. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 16.01.2014
- Numarası
- Esas no:2013/764 Karar no:2014/26
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (koca) tarafından; kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden, davalı kadının emekli olup aylık 1000 TL gelirinin bulunduğu, bu gelirin tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine ve günün ekonomik koşulları dikkate alındığında, kadının asgari ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde olduğu anlaşılmaktadır. Kadın yönünden Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşullarının gerçekleşmediği halde yoksulluk nafakası takdiri yanlış olmuştur.
3-Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır.
Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusuru bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır. Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davalı kadın yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı, ölçülülük ilkesine uygun olmayıp fazla bulunmuştur.
Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/7535, K. 2014/9093, 16 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama