KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/8413 E., 2014/19124 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Adana 6. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 07.11.2013
- Numarası
- Esas no: 2013/168 Karar no:2013/989
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı (koca) tarafından, kadının kabul edilen boşanma davası ile reddedilen maddi tazminat talebi ve manevi tazminat miktarı yönünden; davalı-karşı davacı (kadın) tarafından ise, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kocanın tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, davalı-karşı davacı kadının eski erkek arkadaşlarının kocayı arayarak tehdit ettikleri, kadının başka erkeklerle gezerken görüldüğü ve davalı-karşı davacı kadının, eşine hakaret ettiği, buna karşılık davacı-karşı davalı kocanın ise eşine fiziksel şiddet uyguladığı gerekçesiyle, boşanmaya neden olan olaylarda davalı-karşılık davacı kadının ağır kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacı-karşı davacı kocanın eşine fiziksel şiddet uyguladığı, buna karşılık davalı-karşı davacı kadının da bıçakla eşinin üzerine yürüdüğü anlaşılmaktadır.
Davalı karşı davacı kadına kusur olarak yüklenen başka erkeklerle görülme ve hakaret olayından sonra tarafların bulundukları şehirden tayin olarak birlikte Tunceli’ye gittikleri ve burada evlilik birliğinin uzunca bir süre daha devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, kocanın, eşinin bu davranışlarını affettiği, en azından hoşgörü ile karşılamış sayılması gerektiği kabul edilmelidir. Affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olaylar taraflara kusur olarak yüklenemez.
Davalı-karşı davacı kadına kusur olarak yüklenen eski erkek arkadaşlarının kocayı arayarak tehdit ettiklerine ilişkin olay ise, davacı-karşı davalı kocadan aktarıma dayalı olup, taraflardan aktarılan olaylar boşanma kararına esas alınamaz. Gerçekleşen bu durum karşısında, boşanmaya nedcn olan olaylarda, tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir.
Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı kadının, herhangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı-karşı davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak bu isteğin reddi doğru görülmemiştir.
3-Yukarıda 2/b bentte açıklandığı üzere, boşanmaya neden olan olaylarda taraflar eşit kusurludur. Boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurlu olan eş yararına manevi tazminata (TMK.md. 174/2) hükmolunamaz. Davacı-karşı davalı kocanın manevi tazminat isteğinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/8413, K. 2014/19124, 2 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama