KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/8448 E., 2014/19104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Kayseri 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 22.01.2014
- Numarası
- Esas no:2013/789 Karar no:2014/56
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından, kocanın kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların miktarları ve ziynet alacağı yönünden; davalı-davacı (koca) tarafından ise kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı-davacı (koca)'nın, evlilik birliğinden kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği, eşini yılın büyük bölümünde ailesiyle birlikte oturmaya zorladığı ve eşini baba evine bırakarak bir daha aramadığı, davacı-davalı (kadın)'ın ise boşanmayı gerektirir kusurunun kanıtlanmadığı anlaşılmaktadır. O halde, davalı-davacı (koca)'nın boşanma davasının reddi gerekirken, yetersiz gerekçe ile kabulüne karar verilmesi yanlış olmuştur.
3-Davacı-davalı (kadın) dava dilekçesinde, boşanmanın yanında, ziynet alacağı talebinde bulunmuştur. Bu talep boşanmanın eki sayılmadığından ayrıca nispi harca tabidir. Davacı-davalı (kadın) tarafından yatırılan başvurma harcı, dava dilekçesindeki tüm talepleri kapsar. Mahkemece kadına ziynetler yönünden Harçlar Kanununun 30-32. maddeleri uyarınca nispi harcı yatırması konusunda süre verilerek sonucu itibariyle karar verilmesi gerekirken, eksik harç tamamlanmadan yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi yanlış olmuştur.
4-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı-davalı (kadın) yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
5-Boşanma davasında manevi tazminata karar verilebilmesi için, tazminat isteyenin kusursuz veya az kusurlu olmasının yanında, kişilik haklarına saldırıda bulunulması da gerekmektedir. Boşanma sebebi olarak kocaya yüklenen kusurlu davranışlar, kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunmamaktadır. Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi kadın lehine gerçekleşmediği halde, yararına manevi tazminat verilmesi yanlış olmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/8448, K. 2014/19104, 1 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama