KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/8700 E., 2014/26099 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Küçükçekmece 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 04.12.2013
- Numarası
- Esas no:2012/810 Karar no:2013/1024
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (kadın) tarafından, nafaka ve tazminatların miktarı yönünden; davalı (koca) tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 19.12.2014 günü duruşmalı temyiz eden davalı A.. Ş.. vekili Av. Y. E.. ve karşı taraf temyiz eden davacı N.. Ş.. vekili Av. A. F. Yılmaz geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle velayeti anneye verilen 26.09.1996 doğumlu R. N.'un, inceleme tarihi itibariyle ergin olduğunun anlaşılmasına göre, davalı (koca)'nın tüm, davacı (kadın)'ın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı (kadın) yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre müşterek çocuk Sena Nur yararına verilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Medeni Kanunun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/8700, K. 2014/26099, 19 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama