KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/9003 E., 2014/16688 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Erzincan Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 17.12.2013
- Numarası
- Esas no:2012/435 Karar no:2013/670
Karar Metni
246 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, ipoteğin kaldırılması kararı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, aile konutu olan taşınmazda,davalı eşi Abdulkadir tarafından, 21.04.2005 ve 22.03.2010 tarihlerinde, diğer davalı banka lehine ipotek tesis edildiği iddiasıyla, Türk Medeni Kanununun 194. maddesi gereğince ipoteğin kaldırılmasını ve tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulmasını istemiştir. Davalı şirket, iyiniyetli olduğunu savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davalılardan Abdulkadir, ipotek senetlerinde, ikametgah adresini dava konusu taşınmazdan farklı bir adres olarak bildirdiği gibi, bizzat davacı, dava dilekçesinde eşinin dünürleri lehine bu ipotek işlemlerini tesis ettiğini beyan etmiştir.
Ayrıca, ipotek tesisine ilişkin işlemden önce tapu kütüğünde "aile konutu" olduğuna ilişkin bir şerh bulunmadığına göre, davalı şirketin ipoteğe ilişkin kazanımı iyiniyetli olması halinde korunur.(TMK.md.l023) Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. İyiniyetin varlığı asıl olduğuna göre ipoteğe ilişkin kazanımın kötüniyetli olduğunu kanıtlama yükümlülüğü bunu iddia edene düşer.
(TMK.md.6) Davacı, davalı şirketin kötüniyetli olduğunu gösteren bir delil getirememiştir. Bu hususlar nazara alınmadan davanın reddi yerine, yazılı gerekçe ile kabulüne verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Malik olmayan eşin açık rızası alınmadan yapılan işlem kesin hükümsüzdür.Farklı düşünüyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/9003, K. 2014/16688, 8 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama