KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/9121 E., 2014/19573 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2014
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 13. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 11.07.2013
- Numarası
- Esas no:2011/1078 Karar no:2013/560
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı (kadın) tarafından yoksulluk nafakası ve manevi tazminat taleplerinin reddi yönünden; davalı (koca) tarafından ise, kusur belirlemesi ile kadın lehine hükmedilen maddi tazminat ve tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kocanın tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, davalı kocanın boşanmaya sebep olan kusurlu davranışları, davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde kabul edilmemiştir. Oysa, eşini sevmediğini, bu işin bittiğini, eşine dokunmak istemediğini ve evliliğinin yürümediğini söyleyen davalı kocanın bu davranışları, kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir.
Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda, tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK.md.4, TBK.md.
50,51,52,58) dikkate alınarak, kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
KARŞI OY YAZISI
Boşanmaya sebep olan olaylar, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Manevi tazminat talebinin reddedilmesinde bu sebeple bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Hükmün bu yönden de onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bununla ilgili bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/9121, K. 2014/19573, 13 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama