KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/9337 E., 2015/793 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- İpoteğin Kaldırılması
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 03.02.2015 günü temyiz eden davalı ... T.A.Ş. vekili olduğunu söyleyen Av ...ve karşı taraf davacı ... ile davalı ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, aile konutu olan taşınmaz üzerinde davalı eşi tarafından diğer davalı banka lehine kendi rızası alınmadan ipotek tesis edildiğini, Türk Medeni Kanununun 194. maddesi gereğince ipoteğin kaldırılmasını istemiştir. Davalı banka iyiniyetli olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, davacı kadının rızası alınmadan davalı koca adına tapuda kayıtlı olan ve aile konutu niteliğindeki taşınmaz üzerinde davalı şirket lehine ipotek tesis edildiği belirtilerek, davanın kabulü ile ipoteklerin kaldırılmasına karar verilmiştir. İpotek tesisine ilişkin işlemden önce tapu kütüğünde "aile konutu" olduğuna dair bir şerh bulunmadığına göre, davalı şirketin ipoteğe ilişkin kazanımı iyiniyetli olması halinde korunur (TMK. md. 1023).
Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. İyiniyetin varlığı asıl olduğuna göre, ipoteğe ilişkin kazanımda davalı bankanın kötü niyetli olduğunu kanıtlama yükümlülüğü, bunu iddia edene düşer (TMK. md. 6). Davacı, davalı bankanın kötüniyetli olduğunu gösteren bir delil getirememiştir. Bu durum nazara alınmadan davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. (HGK'nun 24.04.2013 tarih.
2012/2-1567 esas. 2013/579 karar sayılı ilamı).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/9337, K. 2015/793, 3 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama