KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/9479 E., 2014/26423 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Bulancak Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 17.01.2014
- Numarası
- Esas no: 2011/455 Karar no:2014/26
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından, tamamına yönelik olarak; davacı koca tarafından ise kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 23.12.2014 günü duruşmalı temyiz eden davalı G.. E.. ile vekili Av. Ü. Y.ve karşı taraf temyiz eden davacı Ö.. E.. vekili Av. M. E. A.geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kocanın tüm, davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1) geçimine, (TMK md,185/3) malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m. 169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına boşanma hükmünün kesinleşme tarihine kadar, kadın yanında kalan müşterek çocuk Batuhan içinde ergin olma tarihi olan 23.11.2012 tarihine kadar uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
KARŞI OY YAZISI
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı (kadın) yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK md.174/1) ve manevi (TMK md. 174/2) tazminat takdiri gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğa katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/9479, K. 2014/26423, 23 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama