KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/10008 E., 2016/865 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından; kadının davası, kusur belirlemesi, velayet ve nafakalar yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise; erkeğin davası, kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 19.01.2016 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... vekili Av. ... ile karşı taraf temyiz eden davacı-davalı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece tarafların müşterek çocukları 17.05.2002 doğumlu... ile 29.04.2010 doğumlu....'ın velayetleri anneye bırakılmıştır. Müşterek çocuk ... idrak çağında olup kardeşinden ayrılmak istemediğini ve velayetinin babasına verilmesini talep etmiştir.
Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 ve 6., Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. maddeleri, idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşnün alınmasını ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere anne müşterek çocuklara şiddet uygulayıp, kötü muamelede bulunmuş, bu olaylar ceza davasına konu olarak annenin cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Tüm bu hususlar dikkate alınarak müşterek çocukların velayetlerinin babaya verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/10008, K. 2016/865, 19 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama