KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/10434 E., 2016/228 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından; iştirak nafakasının miktarı ve kişisel ilişkinin süresi yönüden, davalı-davacı erkek tarafından ise; her iki dava ve fer'ileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece davalı-davacının tanıklarının ikisi dinlenmiş diğer tanıklar dinlenmemiştir. Delil çekişmeli vakıalar ve bu vakıaların ispatı için gösterilir (6100 sayılı HMK. m. 187/1). Çekişmeli vakıanın ispatı için tanık bildiren tarafın tanık sayısı hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmadığı sürece sınırlanamaz ve hakim tanık sayısını belirleyemez. Aksi tutum adil yargılanma ve savunma hakkının kısıtlanmasına yol açar.
Ancak, hakim, hangi tanığın hangi vakıanın ispatı için dinletilmek istendiğini ilgili taraftan sorarak (HMK.m.240/2); vakıa dinlenen bir kısım tanıkların anlatımı ile ispatlanmışsa, geri kalan tanıkların dinlenilmemesine karar verebilir (6100 s.HMK.m.241). Taraflarca fazla sayıda tanık bildirildiği takdirde; usulün bu zorlayıcı ve kolaylaştırıcı hükümlerinden yararlanarak, tanık dinlenmesi kolaylaştırabileceği gibi, bir kısım tanıklar da dinlenmeyebilir.
Davalı-davacı, diğer tanıkların dinlenilmesinden açıkça vazgeçmemiştir. Gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığı ile ispat edilmek istenilen husus hakkında yeter derecede bilgi edinilememiş, ispat edilmek istenen husus yeteri derecede aydınlığa kavuşmamıştır. Davalı-davacının, diğer tanıklarını dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları ispat için gösterdiğine ve dinlenen tanıkları ile bu vakıaları tam olarak ispat edemediğine göre, yasal sebep olmaksızın gösterdiği tüm tanıklar dinlenmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/10434, K. 2016/228, 11 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama