KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/10614 E., 2016/207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı erkek tarafından, karşı davanın reddi, kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden, davacı-karşı davalı kadın tarafından ise, ziynet alacağının reddi ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3-Davacı-karşı davalı kadının tanıkları ... ve ... tarafından davacı-karşı davalı kadının evden ayrılmasından sonra davalı-karşı davacı erkeğin ailesi ile yapılan barışma görüşmeleri sırasında davalı-karşı davacı erkeğin ailesinin "altınlara ne oldu" sorusuna karşılık ''altınlar evde, ona takmasın demiyoruz gelsin alsın ''dediklerini beyan etmişlerdir. Bu durumda, davacı-karşı davalıya ait altınların davalı-karşı davacının anne ve babasında olduğu ve kadına verilmediği kanıtlanmıştır. O halde, davacı-karşı davalı kadının ziynet alacağına ilişkin talebinin kabulü gerekirken, yazılı şekilde reddi doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/10614, K. 2016/207, 11 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama