KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/10742 E., 2016/859 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı kadın tarafından erkeğin davası, nafaka, tazminat miktarları, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise kadının davası, hükmedilen nafaka ile tazminatlar, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Yargılama gideri haksız çıkan taraftan alınır (HMK md 326). Vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir (HMK md.323/ğ). Hukuk Muhakemeleri Kanununun 332. maddesinde de yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği belirtilmiştir. Asıl ve karşı davanın ayrı ayrı kabulüne karar verildiği ve tarafların açıkça vekalet ücreti ve yargılama gideri istemediklerine dair bir beyanlarının bulunmadığının anlaşılmasına göre mahkemece her iki taraf yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken, bu yönde olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı-davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/10742, K. 2016/859, 19 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama