KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/10804 E., 2015/20142 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2015
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
....
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar, reddedilen tedbir nafakası ve iştirak nafakalarının miktarı yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise davacı-davalı kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat talebi, tedbir ve iştirak nafakalarının miktarı ve kişisel ilişki süresi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle;
duruşma için belirlenen 03.11.2015 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... ... ile vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davalı-davacı ... ile vekili .... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı kadının tüm, davalı-davacı erkeğin ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre müşterek çocuklar 2009 doğumlu ... ve 2012 doğumlu .... yararına hükmedilen iştirak nafakaları çoktur. Mahkemece Medeni Kanunun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
.../..
3- Kişisel ilişki düzenlenirken çocukların yaşı, ana ve babalık duygusunun tatmini, çocukların yüksek yararı birlikte değerlendirilerek; çocukların kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir. Bütün bu hususlar değerlendirildiğinde davalı davacı baba ve müşterek çocuklar arasında yaz tatilinde ve okulların yarı yıl tatilinde uygun süreli kişisel ilişki kurulması gerekirken, bu yönün gözetilmemesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
....
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/10804, K. 2015/20142, 3 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama