KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/11286 E., 2016/796 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
230 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalıya, dava dilekçesi ".... Mahallesi,....... Sok. No:6 K:2...." adresinde tebliğ edilmiştir.
Ön inceleme duruşmasına çağrılmasına ilişkin aynı adrese çıkartılan davetiye ise tanınmadığından, adreste başkasının oturduğundan bahisle tebliğ edilemeden iade edilmiş, iade üzerine mahkemece davalının dava dilekçesini bizzat aldığı adrese Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılmasına karar verilmiş ve davalıya ön inceleme duruşması ile tahkikat duruşması Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir.
Tebligat Kanununun 11.01.2011 tarihli 6099 sayılı Yasayla değişik 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için, "kişinin adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin de tespit edilememiş olması” zorunludur (6099 s. K. md. 9). Davalının, adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin bulunup bulunmadığı araştırılmadan, önceki adresinde Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılması, tebligatı usulsüz kılar.
Bu sebeple davalıya ön inceleme ve tahkikat duruşmasının tebliği usulsüzdür. Bu durum davalının savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatasıdır (HMK.md.27). Bu husus nazara alınmadan, davalıya savunma ve delillerini bildirme imkanı tanınmadan yokluğunda hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/11286, K. 2016/796, 18 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama