KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/11304 E., 2016/1719 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
202 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi, manevi tazminat talebinin reddi, yoksulluk nafakası, iştirak nafakasının miktarı yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise; erkeğin boşanma davasının kabulü ve kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı-davalı erkeğin tanık beyanlarında geçen hadiselerden sonra, tarafların uzun süre birlikte yaşadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; mahkemece davalı-davacı kadına kusur olarak yüklenen ve geçimsizlik nedeni sayılan davranışların davacı-davalı erkek tarafından affedildiği, en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulü gerekir. Affedilen ve hoşgörü ile karşılanan olaylar nedeniyle boşanma kararı verilemez.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için az da olsa davalı-davacı kadının kusurlu davranışlarının varlığının kanıtlanması gerekir. Davalı-davacı kadından kaynaklanan kusurlu davranışların varlığı kanıtlanamadığına göre, davacı-davalı erkeğin davasının reddi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek davacı-davalı erkeğin davasının kabulü ile yazılı şekilde boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/11304, K. 2016/1719, 3 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama