KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/11683 E., 2016/1713 K.·İncelenen Kararın:
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2016
- Mahkemesi
- 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 16/04/2015
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından erkeğin kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka taleplerinin reddi, iştirak nafakası miktarı yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise; kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka taleplerinin reddi ve velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-davacı erkeğin ön inceleme aşaması tamamlanana kadar usulüne uygun şekilde dayanmadığı vakıalar hükme esas alınamaz (HMK m. 25/1). Tahkikat, ön inceleme sonuç tutanağında belirtilen vakılara göre yapılır (HMK m. 140/3). Davalı-davacı tarafından, kadının sadakatsizliği vakıasına ön inceleme aşamasından önce dayanılmamıştır. Dayanılmayan bir vakıanın, tahkikat aşamasında sunulan fotoğraflarla sabit olduğundan bahisle davacı-davalıya kusur olarak yüklenmesine imkan bulunmamaktadır.
Mahkemece boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurlu kabul edilerek her iki davanın da kabulü ile boşanma kararı verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacı-davalı kadının, ailesinin evlilik birliğine karşı olan olumsuz davranışlarına karşı eşine destek olmadığı ; davalı-davacı erkeğin ise ise eşine hakaret ettiği, güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu hale göre; evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda davalı-davacı erkeğin, davacı-davalı kadına oranla daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Davacı-davalı kadının boşanma davası yönünden Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi, davalı-davacı erkeğin boşanma davası yönünden ise Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları gerçekleşmiş olup boşanma kararı sonucu itibarıyla doğru olduğundan tarafların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile boşanmaya ilişkin hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar verilmesi gerekmiş (HUMK m. 438/son) davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı erkek daha fazla kusurludur. Gerçekleşen bu durum karşısında davacı- davalı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi koşulları oluşmuştur. Hal böyle iken mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı- davalı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/11683, K. 2016/1713, 3 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama