KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/11780 E., 2016/4087 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Eşya Alacağı
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından; kadının kabul edilen boşanma davası, ve tedbir nafakası yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise; kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 15.02.2016 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... geldi. Vekili gelmedi. Karşı taraf temyiz eden davacı-davalı ... ve vekilleri gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin tüm temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a) Mahkemece tarafların belirlenen kusurları yanında, davacı-davalı erkeğin kıskanç davranışlar sergileyip, sosyal yaşantısında eşine baskı uyguladığı anlaşılmaktadır. Bu durum, davalı-davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Mahkemece davalı-davacı kadın lehine uygun miktarda manevi tazminat (TMK m. 174/2) takdiri gerekirken, yazılı şekilde reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
b)Davalı-davacı kadın 11.03.2015 tarihli dilekçe ile yoksulluk nafakası (TMK m. 175) ve maddi tazminat (TMK m. 174/1) talebinde bulunmuştur. Mahkemece bu talepler hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmemesi doğru değildir.
c)Davalı-davacı kadın lehine 12.03.2015 tarihli ara kararıyla verilen tedbir nafakasının, karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmesi gerekirken, kararla birlikte tedbir nafakasına hükmedilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi de doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/11780, K. 2016/4087, 3 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama