KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/11827 E., 2016/2259 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı (erkek) tarafından kusur belirlemesi, davalı yararına hükmolunan nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir (TMK m. 175).
Somut olayda davalı vekili 14.11.2014 tarihli celsede; davalının böbrek rahatsızlığı olduğunu ve çalışamadığını beyan etmiş ise de; eldeki boşanma davasına dayanak olan Turgutlu 1 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 2008/178 esas ve 2009/494 karar sayılı dosyasında mahkemece yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağına göre davalının, emekli olduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında davalının sürekli ve kendisini yoksulluktan kurtaracak bir gelirinin olup olmadığı hususunda çelişki söz konusudur.
Şu hale göre mahkemece, davalı kadının ekonomik ve sosyal durumu araştırılarak; sürekli ve yeterli gelirinin bulunup bulunmadığının ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin belirlenmesi, gerçekleşecek sonuca göre davalının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Hakim tarafların talepleriyle bağlı olup talepten fazlasına hükmedemez (HMK m. 26). Şu hale göre davalı kadının maddi ve manevi tazminatlar için faiz isteği olmadığı halde bu konuda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/11827, K. 2016/2259, 12 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama