KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/11845 E., 2016/2349 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından kusur belirlemesi ve ziynet talebinin reddi yönünden, davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen manevi tazminat, manevi tazminat talebinin reddi, maddi tazminat talebiyle ilgili verilen karar ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Dava dilekçesinde; davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerinin gösterilmesi gereklidir (HMK m. 119/1-e). Mahkeme, davacının ön inceleme aşaması tamamlanana kadar usulüne uygun şekilde dayanılmayan vakıaları kendiliğinden inceleyemez. Dava sebebi ve dayanağı vakıalar açık ve somut şekilde ispata ve karşı tarafın savunmasına elverişli olarak ortaya konmalıdır. Davacı, ön inceleme aşaması tamamlanana kadar, davalının kendisine şiddet uyguladığı vakıasını ileri sürmemiştir. Mahkemece, usulüne uygun şekilde ileri sürülmeyen ve dayanılmayan bir vakıa esas alınarak davalı erkeğe kusur yüklenemez.
Mahkemece hükmün gerekçesinde davacı kadının hem güven sarsıcı davranışta bulunduğu hem de sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği kabul edilmiştir. Oysa davacı kadının davranışları; sadakat yükümlülüğünü ihlal seviyesine ulaşmamış, güven sarsıcı davranış boyutunda kalmıştır.
Mahkemece taraflara yüklenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Hal böyle iken davalı erkeğin daha fazla kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı kadın lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/11845, K. 2016/2349, 12 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama