KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/12003 E., 2016/1876 K.·İncelenen Kararın:
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2016
- Mahkemesi
- 6. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 05/03/2015
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece; davalı erkek ağır kusurlu kabul edilerek boşanmaya karara verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davalı erkeğe yüklenen cinsellikten kaçınma ve davacı kadının yetişkin kız kardeşinin müşterek konutta kalmasından rahatsız olduğu yönündeki davranışlar davacı kadından duyuma dayalı olup, davalı erkeğe kusur olarak yüklenemez.
Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre boşanmaya neden olan olaylarda davacı kadının erkeğe göre daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle iken, mahkemece davalı erkeğin ağır kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de; az da olsa kusurlu olduğu gerçekleştiğine ve davacı kadının davası bakımından Türk Medeni Kanunun 166/2. maddesindeki boşanma koşulları da oluştuğuna göre, verilen boşanma kararı bu sebeple sonucu itibarıyla doğru olup; davalı erkeğin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile boşanmaya ilişkin hükmün gerekçesinin değiştirilmek suretiyle onanmasına (HUMK m. 438/son) karar verilmesi gerekmiş ve davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Boşanmanın eki niteliğindeki maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi tazminat talep eden tarafın boşanmaya sebep olan olaylarda kusursuz veya daha az kusurlu olması şartına bağlıdır (TMK m. 174/1-2). Yukarıda açıklandığı üzere boşanmaya neden olan olaylarda davacı kadın ağır kusurlu olduğuna göre, davacı kadının şartları oluşmayan maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddi yerine kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/12003, K. 2016/1876, 4 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama