KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/12428 E., 2016/3592 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma -Ziynet Alacağı-Eşya İadesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi, kadın yararına hükmolunan tedbir nafakası ve reddedilen manevi tazminat talebi yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar ile yoksulluk nafakası talepleri ve tedbir nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-karşı davalı erkeğin, tanık anlatımlarına konu olan eşine yönelik şiddet eyleminden sonra tarafların barışıp evlilik birliğini devam ettirdikleri, dolayısıyla kadının erkeğin bu eylemini affettiği, en azından hoşgörü ile karşıladığı anlaşılmaktadır. Affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olaylar taraflara kusur olarak yüklenemez. Taraflar barıştıktan sonra da erkeğin başkaca fiziksel şiddet eyleminin varlığı kanıtlanamadığına göre davalı-karkşı davacı kadının tüm, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve tanık beyanlarına göre davalı-karşı davacı kadının ve annesinin erkeğe ağır hakaretlerde bulunduğu, hatta bu hakaret eylemlerinin ceza yargılamasına konu olduğu ve cezalandırıldıkları, davacı-karşı davalı erkeğin ise; eşini evden kovduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda davalı-karşı davacı kadının, davacı-karşı davalı erkeğe nazaran daha ziyade kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Durum böyleyken, mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı- karşı davalı erkeğin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/12428, K. 2016/3592, 25 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama