KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/12737 E., 2016/4348 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, velayet, kişisel ilişki, kadın lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de toplanan delillerden mahkemece taraflara yüklenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda, davacı-davalı erkeğin daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken tarafların eşit kusurlu kabul edilmeleri ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı-davacı kadının tazminat taleplerinin (TMK m. 174/1-2) reddine karar verilmesi doğru değildir.
3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuklar ..., ... ve ...'un ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakaları azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/12737, K. 2016/4348, 7 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama