KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/12872 E., 2016/3104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi ve reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Toplanan delillerden davalı-davacı kadının akıl hastası olduğu ve kısıtlandığı anlaşılmaktadır. Akıl hastalığına dayalı bir dava bulunmamaktadır (TMK m.165). Davalının hareketleri iradi olmadığından, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” hukuki sebebine dayanılarak boşanmaya karar verilemez. Erkeğin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, boşanma hususu temyize gelmediğinden hataya işaret edilmekle yetinilmiştir.
2-Sair itirazların incelenmesine gelince:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre, davacı-davalı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı-davacı kadının akıl hastalığı nedeniyle Türk Medeni Kanununun 405. maddesi gereği kısıtlanarak kendisine vasi atandığı anlaşılmaktadır. Akıl hastası olan davalı-davacı kadının davranışları iradi olmadığına göre, kusurundan söz edilemez.
Boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı erkek, akıl hastası olan eşini evden atarak, babasının evine gitmeye zorlaması nedeniyle tam kusurludur. Bu davranışlar kadının kişilik haklarına saldırı teşkil edecek niteliktedir.
Öyleyse, davalı-davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi koşulları oluşmuş olup, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, fiilin ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddi doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/12872, K. 2016/3104, 22 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama