KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/12897 E., 2016/3874 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı karşı davalı kadın tarafından tazminatlar ve nafakaların miktarı ve kişisel ilişki yönünden, davalı karşı davacı erkek tarafından ise her iki dava yönünden duruşmalı olarak temyiz edilmişse de davalı karşı davacı erkek vekili 11.09.2015 havale tarihli dilekçesiyle temyizin duruşmalı yapılmasından feragat ettiğinden temyiz incelemesinin dosya üzerinden yapılmasına karar verildi, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı karşı davacı erkek 18.08.2015 havale tarihli dilekçesiyle davacı karşı davalı kadının boşanma davasında boşanma hükmü yönündeki temyiz talebinden feragat ettiğini bildirdiğinden, davalı karşı davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre,
davacı karşı davalı kadının tüm, davalı karşı davacı erkeğin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3-Mahkemece davalı karşı davacı erkeğin boşanma davasının reddine, davacı karşı davalı kadın tarafından açılan davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı karşı davacı erkeğin mahkemece belirlenen kusurlu davranışlarına karşılık; davacı karşı davalı kadının da, davalı karşı davacı erkeği ve ailesini aşağıladığı, davalı karşı davacı erkeğe hakaret ettiği, birlik görevlerini yerine getirmeyip yüklü harcamalar yaptığı, boşanmaya neden olan olaylarda kusurun ağırlığı davalı karşı davacı erkekte olsa da, davacı karşı davalı kadının az da olsa kusurlu bulunduğu ve erkeğin davası yönünden Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır.
Davalı karşı davacı erkeğin davasının da kabulü ile boşanmaya (TMK m. 166/2) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır. Ancak davalı karşı davacı erkek, kadın tarafından açılan boşanma davasının kabulü ile verilen boşanma hükmünü temyizin kapsamı dışında bırakmış ve boşanma hükmü usulen kesinleşmiştir. Bu durumda erkeğin boşanma davasındaki boşanma talebinin konusu kalmamıştır.
O halde, bu husus gözetilerek erkeğin boşanma talebi hakkında konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm tesisi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretiyle ilgili olarak hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
4-Davacı karşı davalı kadının yapılan ekonomik sosyal durum araştırmasında çalışmadığı tutanağa bağlanmışsa da, davacı karşı davalı kadın tanığı ..., davacı karşı davalı kadının ücretli olarak kardeşinin yanında çalıştığını beyan etmiştir. Mahkemece, tanığın bu beyanı karşısında usulünce araştırma yapılmamıştır. Davacı karşı davalı kadının çalışıp çalışmadığının, çalışıyorsa düzenli ve sürekli bir gelirinin olup olmadığı araştırılarak; boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin belirlenmesi, gerçekleşecek sonucuna göre davacı karşı davalı kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken; bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/12897, K. 2016/3874, 2 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama