KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/13051 E., 2016/4198 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından yararına hükmolunan nafakalar ile manevi tazminatın miktarları ve maddi tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir (HMK m. 176/1-2). Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir (HMK m. 177/1-2).
Somut olayda davacının dava dilekçesinde talep ettiği maddi tazminat talebi, ziynetlerin davalıya iş kurması için sermaye olarak verilmesine, işyerinde ücretsiz olarak çalışmasına ve işyerindeki çabasına binaen talep edilmiş ise de; davacı vekili tarafından 16.05.2014 havale tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebinin Türk Medeni Kanunu'nun 174/1. maddesine dayandırıldığı belirtilerek işbu talep yönünden ıslah yoluna gidilmiştir.
Şu hale göre, davacının usulüne uygun olarak maddi tazminat talebini, hukuki dayanağı yönünden ıslah ettiği dikkate alındığında, mahkemece davacı kadının maddi tazminat talebi hakkında olumlu-olumsuz karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/13051, K. 2016/4198, 3 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama