KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/13102 E., 2016/3609 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı erkek tarafından, kusur belirlemesi ve davalı kadın lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden; davalı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi ve reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmişse de; Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi gereğince boşanmaya karar verebilmek için davalının az da olsa kusurunun kanıtlanması gerekir. Dinlenen taraf tanıklarının beyanları soyut ve genel nitelikte olup, sebep ve saiki açıklanmadığından, inandırıcılıktan uzak beyanlar olarak kabul edilmiştir. Davalının kusurlu bir davranışı ispatlanamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü hatalı olmuş ise de; boşanma hükmü temyiz edilmediğinden, bu husus bozma sebebi yapılmamış yanlışlığa işaret edilmekle yctinilmiştir. '
2-Temyiz sebeplerine hasren yapılan incclemeye gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının tüm, davacı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Yargılama giderleri davada haksız çıkan taraftan alınır (HMK m. 326). Vekalet ücreti de yargılama giderlcrindendir (HMK m. 323). Davalı kadının karşı davası bulunmamaktadır. Davacı erkeğin boşanmaya yönelik davası kabul edildiği halde, davalı kadın yararına vekalet ücreti takdir edilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün sadcce bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK m. 438/7).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/13102, K. 2016/3609, 25 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama