KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/13238 E., 2016/3650 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı kadın tarafından tazminatlar ve iştirak nafakasının miktarları, yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise hükmün tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-davacı erkek tarafından kadına cinsel şiddet uygulandığı ispatlanamamış ise de; mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlarına göre erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına nazaran davalı erkeğin temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre,tarafların 05.06.2009 doğumlu çocukları için takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece, Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
b-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/13238, K. 2016/3650, 29 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama