KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/13249 E., 2016/4628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
188 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı kadın tarafından tamamına yönelik olarak; davacı erkek tarafından ise kadın lehine hükmedilen nafaka ve tazminatlar ile reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Toplanan delillerden; davacı erkeğin tanıklarının beyanlarında geçen olaylardan sonra tarafların birlikte yaşamaya devam ettikleri, dolayısıyla karşılıklı var olan kusurlu davranışları affettikleri, en azından hoşgörü ile karşıladıklarının kabulü gerekir. Affedilen ya da hoşgörü ile karşılanan davranışlar boşanma davasında taraflara kusur olarak yüklenemez.
Davacı erkeğin, taraflar birlikte yaşamaya devam ederken eşinin rızası olmadan köye gidip yerleştiği Bursa ilinde bulunan müşterek konutlarına dönmediği, kadının ise köye eşinin yanına gitmediği anlaşılmaktadır. Fiili ayrılık başlı başına boşanma sebebi değildir. Dolayısıyla davalı kadından kaynaklanan kusurlu bir davaranışın varlığı ispatlanamamıştır. Bu durumda açıklanan nedenle isteğin reddi gerekirken, boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/13249, K. 2016/4628, 9 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama