KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/13405 E., 2016/4164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece; boşanma kararına esas kusur belirlemesinde davalı kadının tamamen kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, yapılan tahkikat ve toplanan delillerden; davacı erkeğin "senin kafanı patlatırım" diyerek eşinin üzerine yürüdüğü, boşanmak istediğini söylediği, eşi müşterek çocuğu aldırdığında "dualarım kabul oldu", "çocuk olsa da annen baban göremez" dediği, davalı kadının da eşinin ailesiyle görüşmek istemediği, kayınpederinin rahatsızlığı ile ilgilenmediği, kayınpederinin ölmesi temennisinde bulunduğu eve gelen misafirleri istemediği, boşanmak istediğini söylediği anlaşılaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu olaylara göre, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, bu sonuca ulaşılmasında tarafların eşit kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Durum böyleyken; mahkemece boşanmaya karar verilmesi sonucu itibarıyla doğru olup, hükmün kusur belirlemesine ilişkin gerekçesinin değiştirilmek suretiyle onanmasına (HUMK m. 438/son) karar vermek gerekmiş, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması gerekmektedir. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemeyeceğinden, davacı erkeğin maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/13405, K. 2016/4164, 3 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama