KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/13562 E., 2016/3733 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
221 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin 2. fıkrasında "hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi "gerektiği, aynı Yasanın 298. maddesinin 2. fıkrasında da, "gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı" hükme bağlanmıştır.
Bu düzenlemeye göre; gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir.
Mahkemece kısa ve gerekçeli kararda maddi ve manevi tazminat talebinin kabulüne denilmiş ancak hangi tarafın tazminat talebinin kabulüne karar verildiği ve tazminatın kimin tarafından ödeneceğine dair düzenleme yapılmayarak kararda şüphe ve tereddüt oluşturulmuştur. Bu aykırılık tek başına bozma sebebi oluşturur. Açıklanan sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/13562, K. 2016/3733, 29 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama