KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/13615 E., 2016/3843 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı erkek tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 01.03.2016 günü tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı-karşı davacı kadının ruhsal rahatsızlığının ileri sürülmesi üzerine, mahkemece, davalı-karşı davacı kadının, hastaneye sevk edilerek psikolojik rahatsızlığının olup olmadığı, var ise ne boyutta olduğu, kalıtsal olup olmadığı ve devam edip etmediği hususlarında rapor tanzim edilmesi istenilmiş, ...ne ait 07.11.2014 tarih ve 472 sayılı rapor ile kadının bipolar affektif bozukluk rahatsızlığının remisyonda olduğu bildirilmiştir.
Dava ve taraf ehliyeti kamu düzenine ilişkin olup, hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir. Yargılamada her iki tarafın beyanı ve aldırılan rapora göre davalı-karşı davacı kadının bipolar duygulanım bozukluğu rahatsızlığı sebebiyle tedavi gördüğü, bu rahatsızlığının remisyonda olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalı-karşı davacı kadın hakkında rapor aldırılmış ise de; kadının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediği araştırılmamıştır.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş. Türk Medeni Kanununun 405. ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 42. maddesi uyarınca davalı-karşı davacı kadının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması ve bu hususun ön sorun sayılarak sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesinden ibarettir. Bu yön göz önünde tutulmadan, yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında karar verilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/13615, K. 2016/3843, 1 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama