KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/13999 E., 2016/4879 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek tarafından kendi davasının reddi, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, d
avacı-davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Dosya kapsamına göre davalı-davacı kadının çalıştığı işten asgari ücret düzeyinde gelirinin bulunduğu, davacı- davalı erkeğin ise uzman Jandarma olarak görev yaptığı 2.700 TL gelirinin olduğu anlaşılmaktadır. Asgari ücretle çalışma yoksulluk nafakasına engel teşkil etmez (YHGK. 2009/3-165-186).Davalı-davacı kadın lehine Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları gerçekleşmiştir. Ancak tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı-davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası fazladır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Boşanma kararının fer'i (eki) niteliğinde bulunan maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) boşanma hükmünün kesinleştiği tarihte ödenir hale gelir ve tazminatlara uygulanan faizin başlangıç tarihinin de bu kesinleşme tarihi olması gerekir. Bu nedenle, mahkemece, davalı-davacı kadın yararına hükmedilen tazminatlarda uygulanan faizin dava tarihinden başlatılması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/13999, K. 2016/4879, 14 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama