KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/14071 E., 2016/5224 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden; davacı kadının hastanede veri elemanı olarak çalıştığı, davalı erkeğin de hemşire olduğu, şu hale göre tarafların birbirlerine yakın ve sürekli gelirlerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 175. maddesindeki koşulların oluştuğundan bahsedilemez. Mahkemece davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Velayeti davacı anneye verilen müşterek çocuk ... idrak çağındadır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3. ve 6. maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınmasını ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Bu nedenle ortak çocuğun velayeti konusunda mahkemece görüşünün alınması, gerektiğinde uzman raporu alınıp diğer delillerle birlikte değerlendirilip, sonucuna göre velayet hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/14071, K. 2016/5224, 17 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama